Ekim 22, 2026

⊱⋆⊳ sαтıяℓαя αяαѕı нαкιкαт ⊲⋆⊰

Kendine Dönmenin Sessizliği

4 min read

İnsan, en çok kendinden uzaklaştığında yoruluyor. Gün içinde onlarca insanın sesini duyuyor, yüzlerce cümle kuruyor, binlerce düşüncenin içinden geçiyor ama akşam olduğunda kendi içindeki sessizliğin ne söylediğini hatırlayamıyor. Oysa insanın en çok ihtiyacı olan şey, biraz durup kendi kalbinin ritmini dinleyebilmesi.

Hayat bize sürekli yetişmemiz gereken yerler gösteriyor. Daha başarılı olmamız gerektiğini, daha güçlü görünmemiz gerektiğini, daha çok üretmemiz gerektiğini söylüyor. Fakat kimse, biraz yavaşlamanın da bir ihtiyaç olduğunu anlatmıyor. Yorulmanın utanılacak bir şey olmadığını, kırılmanın insan olmanın en doğal hâli olduğunu söyleyen sesler çok az çıkıyor karşımıza. Bu yüzden çoğumuz, güçlü görünmeye çalışırken içimizde sessizce parçalanıyoruz.

Ne garip… İnsan başkalarının gözyaşını görünce teselli edecek onlarca cümle bulabiliyor ama kendi gözyaşıyla karşılaşınca hemen toparlanmaya çalışıyor. Kendine tanıdığı süre, başkalarına tanıdığı sabrın çok gerisinde kalıyor. Oysa en çok da kendimizin anlayışına ihtiyacımız var. Çünkü içimizde büyüyen yaraların çoğu, başkalarının söylediklerinden değil; kendimize yıllarca söylediklerimizden oluşuyor.

Bazen geçmişi düşünüyorum. Aynı sokaklardan geçen ama artık aynı insan olmayan hâlimizi… Bir zamanlar vazgeçilmez sandığımız insanlar, bugün yalnızca bir anının içinde yaşıyor. Uğruna gecelerce düşündüğümüz meseleler, şimdi hatırlamakta bile zorlandığımız ayrıntılar hâline geldi. Demek ki zaman yalnızca yaşlandırmıyor; bazı acıları usulca başka bir yere taşıyor. Fakat taşıyamadığı tek şey, insanın kendine karşı kurduğu mesafe oluyor.

Kendimizle aramız açıldığında bunu hemen fark etmiyoruz. Önce sevdiğimiz şeylerden uzaklaşıyoruz. Sonra eskisi kadar gülemiyoruz. Aynaya biraz daha kısa bakıyoruz. İçimizden geçenleri anlatmak yerine susmayı seçiyoruz. Bir süre sonra da bu sessizliği karakterimiz sanıyoruz. Oysa belki de sadece uzun zamandır dinlenmemişizdir.

İnsan, hayatının her döneminde yeniden başlayabilir. Bunun için yeni bir şehir, yeni bir iş ya da yeni insanlar gerekmiyor çoğu zaman. Bazen yeniden başlamak, sabah aynaya bakıp kendine biraz daha yumuşak davranabilmektir. Hata yaptığında kendini cezalandırmak yerine anlamaya çalışmaktır. Her şeyi kontrol edemeyeceğini kabul edip yine de yaşamaya devam edebilmektir.

Çünkü mükemmellik diye bir durak yok. Hep biraz eksik, biraz yaralı, biraz telaşlı olacağız. Belki de bizi insan yapan tam olarak budur. Kırıldığımız yerlerden utanmak yerine, oralardan nasıl büyüdüğümüze bakabilsek, kendimize dair anlattığımız hikâye de değişecek. Acılarımız geçmişimizin yükü olmaktan çıkıp olgunluğumuzun sessiz tanıkları olacak.

Hayat bazen cevap vermiyor. Neden bazı insanların yarım kaldığını, neden bazı yolların ansızın bittiğini, neden en çok emek verdiğimiz şeylerin elimizden kayıp gittiğini açıklamıyor. Fakat zamanla anlıyoruz ki her sorunun bir cevabı olmak zorunda değil. Bazı sorular yalnızca bizi değiştirmek için var oluyor.

Belki de gerçek farkındalık, her şeyi çözmek değildir. Kendini olduğu gibi görebilmek, eksik yanlarından utanmamak, korkularını inkâr etmeden yaşamaya devam edebilmektir. Çünkü cesaret, korkusuz olmak değil; korkularına rağmen yürümeyi seçmektir.

Bugün kendine küçük bir iyilik yap. Kimseye yetişmeye çalışma. Kimseyle kendini kıyaslama. Geç kalmış gibi hissetsen bile unutma; hayatın herkes için aynı takvimi yok. Bazı çiçekler baharda açar, bazıları sonbaharı bekler. Hiçbiri diğerinden daha değersiz değildir.

Belki de uzun zamandır aradığın huzur, daha fazlasına sahip olmakta değil; kendinden daha az kaçmaktadır. Çünkü insan, dünyayı dolaşıp yine kendi kalbine döndüğünde anlıyor: En uzun yolculuk kilometrelerle değil, insanın kendine attığı ilk dürüst adımla başlıyor. Ve belki de iyileşmek, bütün yaraların kapanması değil; o yaralarla yaşamayı öğrenirken kendine duyduğun sevgiyi kaybetmemektir.

Yazan: Vecihe Keskin

Bir yanıt yazın

© 2026 Kör Baykuş Newsphere by AF themes.

sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin